Tv Rehberi
07.02.2018 - 00:00

Anibal Güleroğlu

Ekran Arısı

Tüm Yazıları
Milliyet Yazarı

‘Kızlarım İçin’de Gelinen Nokta…

‘Çevrelerine uymak için kendilerini yontanlar tükenip giderler’ demiş Kanadalı oyun yazarı ve televizyon senaristi Raymond Hull… Ne kadar doğru bir söz. Uyum sağlamak elbette ki güzel lakin sırf başkaları gibi olmak için kendinden taviz verip yapabileceklerini öteleyerek kapasitesini kısıtlamak da yanlış bir davranış biçimi

Bizdeki televizyon yapımları da bu çerçevede varlık göstermekte ne yazık ki! Ezkaza başarıyı yakalayan bir dizi oldu mu, kopyacılığa özenerek ondaki detayları alıp kendilerine uygulayanlar arka arkaya sıralanıveriyor. Sanıyorlar ki kendileri de hemen aynı ilgiyi görecekler. Bu alışkanlığın uyarlama merakında sürdüğü de aşikâr. Ancak maalesef evdeki hesap çarşıya uymuyor çoğu zaman. Birine kolayca gelen başarı bir diğerinin yanına dahi uğramayabiliyor.

Nitekim dokuzuncu bölümde 37’inci sıraya gerileyerek final söylentilerinin ağırlığını hisseden ‘Kızlarım İçin’ de aynı dertten muzdarip. Yazılı basının en çok konuştuğu kanal olan Kanal D’nin dramatik aile dizisi maalesef başladığı günden beri reytinglerde istenilen çizgiyi tam tutturamamış halde. Total’de 15’inci, AB'de 22’inci olan dizi özünde iyi iş çıkartma potansiyeli taşıyan bir yapım olsa dahi klişelere uyma çabası sonucu kendini tüketme noktasına yaklaşmakta.

***

Gerçek şu ki; Yılmaz ailesinin ihanet ve parasızlıkla harmanlanan dramı üstüne yol alan öyküsünü mantığa ters detaylarla başlatıp bir çırpıda anneleri mezara, babaları hapse düşen beş kız kardeşin ayakta kalma mücadelesini sergilemeye koyulan dizi ‘aile’ temasının çekiciliğinden yararlanmak isterken karakterlerini de daha önceden beğenilen tiplere benzetme kaygısına düşerek en baştan elini zayıflatmıştı.

Katil babanın kızından korkan Çetin’in içinden ‘Kırgın Çiçekler’in Kemal’ini çıkartarak diziye renk verecek karakteri ilk etaptan tüketen senaryo, tıp eğitimini bitirmeye ramak kalmışken eğitimini bırakıp baba borcu ödemeye koyulan Kumru’nun parasız ama gururlu kız halinden, havalı Sumru’nun para ve gösteriş düşkünü kardeş tavırlarına... Hemen her karakterinde özgünlükten ziyade başkalarına uyma yontusunu hissettirmişti izleyiciye. Buna rağmen izleyicideki aile dramı merakı nedeniyle ilk bölümün reyting başarısızlığını devamında düzeltip yükselişe geçmişti. Umut verici bir gelişmeydi bu yükseliş.

Biz de en baştan yaptığımız değerlendirmede içeriğin potansiyeline dikkat çekip doğru kullanım halinde iş göreceğini ve bundan dolayı ‘Kızlarım İçin’den çabucak ümit kesmemek gerektiğini işaret etmiştik zaten. Gel gör ki içeriğin inişli çıkışlı ilerlemesi nedeniyle izleyici ‘Olsa da olur olmasa da’ havasında yaklaştı yapıma ve dizinin reytingleri de bir türlü istikrarlı gelemedi.

Hiç kuşkusuz bu gidişat tablosunda bir türlü kendileri olamayan karakterlerin yeterli inandırıcılığı ve çekiciliği sağlayamaması büyük etken! Dahası senaryonun açılımını gerektiği biçimde ve enerjik tempoda yapamadığı gerçeği de var ortada.

Evet… Şu aşamada ‘Kızlarım İçin’in senaryosunun geldiği noktada gelişim yaşanabilecek pek çok konu mevcut. Mesela Hüma’nın böbrek ihtiyacıyla açığa çıkan Zübeyir’in kızı olma gerçeğinden etkilenen Yaşar-Zübeyir hesaplaşmasında izlenecek yol nasıl olabilir? Ayten Yılmaz cinayetinin kriminal raporlarıyla oynayan Tayfun’un Sumru tutkusunun intikamcılığa dönüşmesinden ne gibi marazlar çıkar? Tayfun’la Sumru çekişmesi yaşayan Egemen’in komadan çıkması için umut görülen Sumru’nun ‘Beni böyle bırakıp gidemezsin’ yakarışı sağlık mucizesi yaratıp aşkın yolunu açar mı? Kumru’nun aşk öyküsü nasıl sonlanır?

Anlayacağınız içeriğiyle ilgili pek çok soru üretmenin mümkün olduğu ‘Kızlarım İçin’de şu aşamada her karakterle ilgili gelişimin ucu açık halde… Ki bu da normal şartlarda dizinin devamı için avantaj gibi durmakta. Öte yandan her konunun ‘klişelere uyum’ kaygısıyla gayet basit biçimde yansıtılması izleme heyecanını aşağıya çekerek bu avantajı oldukça etkisiz hale getirmekte. Hal böyleyken oyuncular istedikleri kadar iyi performans sergilesinler nafile…

Sözün özü; ‘Kızlarım İçin’de gelinen nokta, çevreye uymak için kendini yontarak tükenip gitme!

Anibal GÜLEROĞLU

guleranibal@yahoo.com

www.twitter.com/guleranibal

Yorum Yazın
Gönder
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.